Aslan Üvey Mi? Hayvanlar Aleminde Kardeşlik!
Bugün aklımıza takılan çok önemli bir soru var: Aslan üvey mi? Şimdi, bu soruyu neden sordum? Çünkü bir gün, İzmir’in sıcak yaz akşamlarından birinde, kahvemi yudumlarken derin düşüncelere daldım. Gözümün önünden geçen sokak kedilerini izlerken, bir anda “Aslan üvey mi?” sorusu belirdi kafamda. Hem de hiç alakasız bir şekilde… Cidden, bu soruyu neden kendime sordum diye de hala düşünüyorum. Ama sanırım o an, hayatın anlamı gibi bir şeyin peşindeydim, kim bilir?
Aslan ve Kardeşlik İlişkisi
Aslanlar, bildiğiniz gibi, hani o güçlü, gururlu, hırs dolu hayvanlar vardır ya, işte onlar. Ama bir de “Üvey kardeş” kavramı var. Ne alaka demeyin, hemen anlatıyorum. Düşünün ki, aslanlar ormanda yaşıyor, efsane bir lider, gururlu bir yırtıcı falan, her şey yerli yerinde. Ama birden, ormanın içinde biri çıkıyor: “Hadi bakalım, aslanın üvey kardeşi misin?” diyorlar. İronik değil mi?
“Bu aslan, acaba ormanın diğer hayvanlarıyla, mesela o filin, zürafanın ya da timsahın tam olarak kardeşi mi?” diye sormak, hayatta fark yaratacak sorulara ulaşmanıza yardımcı olabilir. Çünkü ben burada şunu diyorum: Aslanın üvey kardeşi olabilir, belki de hayatta kimseyi tam olarak tanıyamayız. Bu biraz hayatın ta kendisi gibi.
“Aslan Üvey Mi?” Diyen Birinin Düşünceleri
Bakın, o kadar şüpheciyim ki, bir gün arkadaşlarım “Aslan üvey mi?” sorusunu bana sorduğunda, bir anda bana daldılar. Cevabımı almayı bekliyorlar, hani insanın sağlıklı bir şekilde düşündüğü, cevabını bulmaya çalıştığı anları kimse anlayamaz. Ben de baktım ki soru çok derin. İç sesim devreye girdi:
İç ses: “Ya gerçekten üvey mi acaba? Yani, annesi mi başka, babası mı başka? Yoksa ormanın lideri olarak her şeyi kontrol altına mı alıyor?”
O an, bir şey fark ettim; belki de aslanın asıl sorunu, herkesin bir lider olması beklediği o dünyada, kendini ifade edemiyor olması. “Üvey mi?” sorusu, kendi kimliğini bulmaya çalışan her hayvanın sorunlarını bize gösteriyor olabilir.
Aslanın Üvey Kardeşiyle Tanışmak
Geçen gün, Sevgili Berk ile buluştum. Berk’in biraz garip bir huyu var; hayvanlar alemi hakkında uzun uzun sohbet ederken, bir anda aslanlarla ilgili gerçekleri anlatmaya başlıyor. Tam o esnada, ona sordum:
Ben: “Berk, sence aslan üvey mi?”
Berk: “Abi, ciddiyetine hayranım! Aslan üvey değil, ama yaşadığı dünyanın üvey olduğu kesin. Ormanın kralı olarak doğmuş, ama hâlâ ‘neden ben?’ diye düşünüyor.”
Açıkçası, Berk’in düşüncesi bayağı ağır geldi. Sonuçta, her aslanın kendini bir şekilde kanıtlaması gerekiyor, değil mi? Kendi varlığını, kimliğini kurabilmek için her gün mücadele ediyor. Hatta bazen düşündüm; mesela bir aslan, bir gün öyle bir lider olur ki, kendi üvey kardeşlerine bile liderlik eder. Ya da belki de başka bir aslan gelir, onun tahtını elinden alır. Kim bilir?
Aslanın Kimlik Krizi
Ve şimdi, iç sesim yine devrede:
İç ses: “Hadi canım, bir aslan üvey değilse, kimseyi de üvey sayma. O sadece ormanın gerçek kralıdır. Ama belki de… belki de…”
O kadar çok düşündüm ki, sanki hayatım boyunca aslanın üvey mi olduğunu sorguluyorum. Bunu tartışmak çok eğlenceli aslında. Biraz derinlemesine bakınca, aslanın kendi ailesiyle olan ilişkisi bile çok karmaşık. Ama sonuçta o ormanın lideri ve herkesin bir role ihtiyacı var. Aslanlar kendi kimliklerini bulurken, belki de diğer hayvanlarla olan bağlarını daha da güçlendirmeli.
Sonuçta Aslan Üvey Mi?
Sonuçta, gerçekten bilmiyorum! Aslanın üvey olup olmadığını sorgulamak, her birimizin hayatta tam olarak kim olduğumuzu sorguladığımız bir dönemde yaptığımız türden bir kafa karışıklığı. Bir yanda liderlik mücadelesi veren aslan, diğer yanda bir üvey kardeş olabilir mi? Bence o kadar da önemli değil.
O yüzden, bir dahaki sefere, aslanların kimlikleri üzerine ciddi bir sohbet açacak olursak, belki de şunu diyebilirim: Aslan üvey değil, ama bazen hepimiz birbirimizin üvey kardeşi gibi hissettiğimiz için bu soruyu soruyoruz.
Hayatla ilgili düşüncelerimi toparlarken, “Aslan üvey mi?” sorusu hâlâ aklımı meşgul ediyor. Biraz kafa karıştırıcı, ama eğlenceli değil mi?