İçeriğe geç

Koruma ve güvenlik görevlisi resmi tatillerde çalışabilir mi ?

Bayram Sabahı: Sessizliğin İçinde Bir Nöbet

Tavsiye Ettiğimiz İçerik: Koruma duvarı nedir inşaat ?

Kayseri’nin sabahı her zaman serttir ama resmi tatillerde o sertlik daha da derinleşir. Şehir sanki biraz daha sessiz, biraz daha boş, biraz daha unutulmuş gibi olur. O gün de öyleydi. 29 Ekim sabahıydı. Sokaklar bayraklarla dolu ama insanlar evlerinde. Ben ise şehrin kenarındaki büyük bir alışveriş merkezinin güvenlik kulübesinde, siyah üniformamla ayakta duruyordum.

Elimdeki çay soğumuştu. Radyoda milli marş çalıyordu. İçimde garip bir sıkışma vardı. Dışarıdan bakınca görevimin başındaydım, disiplinli, sorumluluk sahibi bir güvenlik görevlisi… Ama içimde başka bir şey vardı: “Ben neden buradayım?”

O sabah ilk kez kendime şu soruyu net sordum: Koruma ve güvenlik görevlisi resmi tatillerde çalışabilir mi?

Cevabı biliyordum aslında. Çalışır. Ama mesele “çalışabilir mi” değilmiş, mesele “insan bunun içinde nasıl kalırmış”.

Üniformanın İçindeki Gerçek Hayat

25 yaşındayım. Kayseri’de yaşıyorum. Günlük tutmayı severim. Çoğu zaman kimseye söyleyemediklerimi defterime yazarım. Güvenlik görevlisi olduğumu söylediğimde insanlar genelde kısa bir “zor iş” deyip geçer. Ama kimse bayram sabahı boş bir AVM’nin otoparkında tek başına devriye atmanın ne demek olduğunu sormaz.

O gün sabah 07.00’de vardiyaya başlamıştım. Normalde insanlar kahvaltı sofrasında olur. Ben ise metal dedektör kapısının yanında, her gelenin yüzüne dikkatle bakıyordum.

Bir yandan içimden geçiyordu: “Şu an evde olsam annem menemen yapardı. Babam çayı demlemiş olurdu. Belki küçük kardeşim televizyonu açmış, bayram programlarını izliyor olurdu.”

Ama ben buradaydım.

Ve bu “burada olmak” hissi, sadece fiziksel değil; insanın içini de bir yere kilitliyordu.

Resmi Tatil Gerçeği: Çalışmak Zorunda Olmak mı, Seçmek mi?

Ozgunkozmetik okuyucularına özel bu yazımızda “Koruma ve güvenlik görevlisi resmi tatillerde çalışabilir mi” hakkında pratik bilgiler sunuyoruz.

Gün içinde bir an oldu. Bir kadın geldi. Elinde alışveriş torbaları vardı. Gülümseyerek “Kolay gelsin evladım, bayramın kutlu olsun” dedi.

Ben de otomatik bir refleksle “Sağ olun” dedim.

Ama o an içimden geçen şey bambaşkaydı: “Benim bayramım nerede?”

Koruma ve güvenlik görevlisi olarak çalışmak, özellikle resmi tatillerde, dışarıdan bakıldığında basit bir meslek gibi görünür. Ama içeriden bakınca mesele sadece “nöbet tutmak” değildir. İnsanların tatil yaptığı günlerde çalışmak, zamanın akışından kopmak gibi bir şeydir.

Telefonuma baktım. Ailem mesaj atmıştı:

“Bugün akşam yemeğinde bekliyoruz.”

O mesajı okurken boğazım düğümlendi. Çünkü ben akşam da çalışacaktım.

İşte o anda kendime tekrar sordum: Bu meslek resmi tatillerde çalışmayı gerektirir mi, yoksa bu bir zorunluluk haline mi getirilir?

Gece Vardiyasına Giden Günün Hikâyesi

Bir başka gün, yılbaşı gecesi…

Herkes dışarıda. Havai fişekler patlıyor. Sosyal medyada insanlar kutlama videoları paylaşıyor. Ben ise bir fabrikanın girişinde nöbet tutuyordum. Soğuk o kadar sertti ki ellerim cebimde bile uyuşuyordu.

Yanımda çalışan arkadaşım Mustafa vardı. O da 30’larına yaklaşmış, hayatın sert tarafını erken öğrenmiş biriydi.

“Alışıyor musun?” diye sordu.

Bir süre sustum. Sonra dürüstçe cevap verdim:

“Alışmak değil bu… sadece devam etmek.”

O gece içimde bir şey kırılmıştı. İnsanların “yeni yıl, yeni umutlar” dediği bir anda ben eski yorgunluğumu bile taşıyamıyordum.

Ama işte gerçek buydu: Güvenlik görevlileri resmi tatillerde çalışabilir mi? Evet, çalışır. Ama bunun insan ruhunda bıraktığı izler pek konuşulmaz.

İç Sesimle Yüzleştiğim An

Bir sabah, nöbet değişiminde kulübeye oturdum. Dışarıda hafif bir yağmur vardı. Camdan bakarken kendi yansımama uzun süre baktım.

“Sen ne yapıyorsun burada?” dedim içimden.

Cevap yoktu.

Sonra kendime başka bir şey söyledim: “Sen aslında hayal ettiğin hayatın dışında bir yerdesin.”

Bu cümle ağırdı. Ama gerçekti.

25 yaşında biri olarak hayallerim vardı. Daha farklı bir iş, daha özgür bir hayat, belki daha çok seyahat… Ama şu an elimde olan şey, üniforma, vardiya çizelgesi ve resmi tatillerde bile bitmeyen mesailerdi.

Yine de bir şey beni burada tutuyordu: sorumluluk hissi.

Küçük Bir Çocuğun Bakışı

Bir gün devriye sırasında küçük bir çocuk bana baktı. Babasının elini sıkı sıkı tutuyordu.

“Abi polis misin?” diye sordu.

Gülümsedim. “Hayır, güvenlik görevlisiyim.”

Çocuk bir süre düşündü. Sonra “Siz bayramda çalışıyor musunuz?” dedi.

O an durdum. Çünkü cevap sadece “evet” değildi.

“Evet, çalışıyoruz,” dedim. “Sen rahat gez diye.”

Çocuk başını salladı ve gitti.

Ama o cümle bende kaldı.

Resmi Tatillerde Çalışmanın Görünmeyen Yüzü

İnsanlar genelde resmi tatilleri dinlenme, aileyle vakit geçirme, kaçamak yapma olarak görür. Ama bazı mesleklerde bu mümkün değildir. Güvenlik görevliliği de bunlardan biridir.

Alışveriş merkezleri, hastaneler, fabrikalar, siteler… Hepsi 7/24 korunmak zorundadır. Çünkü dünya durmaz. Tatil olsa bile riskler durmaz.

Ama bu gerçek, içeride çalışan insanın duygularını otomatik olarak hafifletmez.

Benim için her resmi tatil, biraz eksik bir gün gibi geçiyor. Herkes tam yaşarken ben yarım kalmış gibi hissediyorum.

Telefonun Sessiz Bildirimleri

En zor anlardan biri, telefonun sürekli titreşip aile fotoğrafları gelmesiydi.

“Bayram sofrası hazır”

“Herkes burada”

“Keşke sen de olsaydın”

Bu mesajlar insanın içini ısıtmak yerine bazen yakıyor.

Bir keresinde annem şöyle yazmıştı:

“Senin işin de zor, Allah kolaylık versin.”

O mesajı defalarca okudum. Çünkü içinde hem kabul hem de özlem vardı.

Bir Güvenlik Görevlisinin İç Dünyası

Zamanla şunu fark ettim: Bu iş sadece fiziksel bir görev değil, zihinsel bir dayanıklılık sınavı.

Resmi tatillerde çalışmak, insanın kendi hayatıyla pazarlık yapması gibi bir şey. “Bugün ben yokum ama yarın telafi ederim” diyorsun. Ama bazı “bugünler” geri gelmiyor.

Yine de bu mesleğin içinde bir gurur da var. Çünkü herkes uyurken birileri uyanık kalmak zorunda. Ve o birilerinden biri sen oluyorsun.

Gece Sessizliğinde Kendimle Konuşurken

Bir gece vardiyasında, saat 03.00 civarıydı. AVM tamamen karanlığa bürünmüştü. Sadece acil çıkış ışıkları yanıyordu.

O sessizlikte kendi ayak seslerimi duyuyordum.

O an düşündüm:

“Belki de hayat, herkesin aynı anda yaşadığı bir şey değildir. Belki de bazıları, başkalarının hayatını mümkün kılmak için kendi zamanından ödün veriyordur.”

Bu düşünce beni hem rahatlattı hem de daha derin bir boşluğa soktu.

Sonuç Gibi Değil, Devam Eden Bir Hikâye

Koruma ve güvenlik görevlisi resmi tatillerde çalışabilir mi?

Evet, çalışır. Ama bu sorunun cevabı sadece “evet” değildir.

Çalışır… çünkü şehirler durmaz. İnsanlar güvende olmalı. Sistem devam etmeli.

Ama aynı zamanda çalışır… çünkü bazı insanların tatilleri, başkalarının nöbetlerine bağlıdır.

Ben hâlâ Kayseri’deyim. Hâlâ bazen bayram sabahları üniformamla kulübede oturuyorum. Hâlâ içimde o çocukluk sofralarının özlemi var.

Ama artık şunu da biliyorum: Bu hikâye sadece kayıp değil. Aynı zamanda dayanma hikâyesi.

Ve her nöbetin sonunda, kapıdan çıkan son insanı izlerken içimden şu geçiyor: “Bir gün benim de tam günüm olacak.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betxper yeni girişilbetgir.netbetexper